Kadeh kırılganlığında kibarlıklar çerçevelemiş, sahte gülücüklerini bu ruhların...
Hepsi birer yabani, hepsi kaba, hepsi yırtıcı özünde.
İnsanlığın doğası, anlamlandırılması zor bir karmaşaya sahip bu şehirde.
Karga kendini bülbül sanır mı ? Bu şehirde sanır.
Gökyüzü turuncu olur mu geceleri ? Olur işte bal gibi.
Adım atmak neden zordur bir şehirde ve neden nefes almak böylesine tatsız olur?
Çiçeklerin tozlandığı şehir burası ve o tozlu çiçekleri ciğerlerinde taşıyan ruhların şehri..
Sevmek zor iş bu şehirde : insanı sevmek zor; kediyi sevmek zor; güneşi sevmek zor.
Göz yaşına böylesine duyarsız bir şehir tanıyor musunuz?
Gri şehrin ruhsuzluğu sivri tırnaklarıyla sarar kalbinizi.
Taşacak gibi dolar , damlamadan susarsınız.
Yutkunup devam edersiniz yolunuza.
Hiç bir şeyinizi çalmamış gibi, ruhsuz şehrin öfkesi.
Ve hiç duymadan esir ruhların gölgesini...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder